Kişisel Öncelikleri Belirlemek

Slippers and hat at jetty by the sea

Kendinizi tükenmiş, yorulmuş ve bitkin hissediyorsanız ya da didinip durduğunuz halde bir türlü istediğiniz yere varamıyor ve giderek kaybolduğunuzu düşünüyorsanız veya size anlamsız ya da ağır gelen şeylerin altında eziliyor, yetişemiyorsanız; önceliklerinizi gözden geçirmek iyi bir fikir olabilir. Önceliklerinizi bilmek ve belirlemek, neye zaman ve enerji harcayacağınız ve karşılığında nasıl bir doyum hissedeceğinizi belirler.

Bu nedenle de etkin, anlamlı ve tatmin edici bir yaşam sürmek adına oldukça kritiktir.

Öncelikleri belirleyebilmek, ‘Şu anki önceliğim ne?’ sorusuna verilebilecek basit bir cevapmış gibi görünse de, hayatın karmaşıklığı içinde genellikle bu sorunun cevabı da basit değildir. Birbiriyle etkileşim içindeki pek çok yaşam alanı ve kavram, önceliklerimizi etkiler, şekillendirir, değiştirir, dönüştürür.

Roller:

Anne, baba, çalışan, doktor, muhasebeci, evlat, girişimci, ara bulucu, spor sever, bakım veren gibi pek çok rolümüz olabilir. Bize verilmiş ya da bizim tercih ettiğimiz, benimsediğimiz ya da üstelenegeldiğimiz onlarca rolümüz var. Hayatımızın en ücra köşelerine kadar bakıp tüm rollerimizin bir listesini çıkarsak, listenin uzunluğuna şaşırabiliriz. Onlarca rol arasında gidip geliyor, bazen birkaç rolü aynı anda üstlendiğimiz durumlarda bulunuyoruz. Her bir rolün, önceliklerimiz üzerinde etkisi var. Rollerin kendileri arasında da bir hiyerarşisi var. Ancak bunlar da çoğunlukla sabit değil. Maça gittiğimizde spor severlik rolümüz ön plandayken, çocuğumuz ağlarken annelik rolümüz ön planda. Arkadaşlarımız arasında toparlayıcı rolümüz varsa, bu role uygun şekilde ilişki kuruyoruz. Hangi rolümüzün bizi nasıl şekillendirdiği, hayatımızın farklı alanlarında nasıl farklı roller üstlendiğimizi gözden geçirmek, önceliklerin netleşmesine yardımcı olabilir. Hangi rollerin ne kadar önemli olduğunu, hangilerinin neye nasıl katkı sağladığını inceleyebiliriz. Bu sayede, rollerimizin işlevsel olup olmadığına ya da vazgeçilmez olup olmadığına karar vermemiz kolaylaşabilir.

Değerler:

Hepimizin hayatta değer verdiği bir takım şeyler var ve bunlar hepimiz için başka: Başarı, aşk, popülerlik, tevazu, para, bilgi… Aynı anda birden çok şeye de değer veriyoruz elbette, hayat illa ki tek bir değer etrafında dönmeyebiliyor. Ama neye değer veriyorsak, ona eğiliyoruz, meylediyoruz, odaklanıyoruz, yöneliyoruz. Değerlerimiz çekim gücü yüksek mıknatıslar gibi, istesek de istemesek de bizi çekiyor. Değerlerimizin oluşumu çocukluğumuzdan itibaren şekillenen bir sürecin getirisi. Ailemizin değerleri, ailemizin anti-değerleri, olumlu ve olumsuz deneyimlerimiz, hayatımızdaki ödüller ve cezalar, başarılarımız va başarısızlıklarımız, hepsi seneler içinde değerlerimizi şekillendiriyor. Neye değer verip vermediğimiz de, an be an önceliklerimizi etkiliyor. Değer verdiğimiz şeyleri iyi bilmek, bunlar için neleri göze alabileceğimizi görebilmek nelere yöneldiğimizi bulabilmek adına önemli. Her bir değerin, hangi karar ve seçimlerimizi nasıl etkilediğini fark ettiğimizde, tüm bağlantıları gözden geçirebilme şansı yakalıyoruz. Bugünden itibaren nelere değer vermeyi seçeceğimizi de gözden geçirebiliyoruz.

İlkeler:

Kendimizi ‘prensip sahibi bir insan’ olarak tanımlamasak bile, hepimizin bir takım prensipleri, ilkeleri var. Neyin iyi neyin kötü olduğuna dair, doğruya, yanlışa, önemliye, önemsize ilişkin bir takım tanımlamalarımız var. Davranışlarımızı, duygularımızı ve kararlarımızı etkilemek konusunda oldukça güçlüler. Neyin nasıl yapılması gerektiğini bize çoğunlukla ilkelerimiz söylüyor. İlkelerimiz, değerlerimizle sıkı bir ilişki içerisinde. Neye değer verdiğimiz, ilkelerimizi şekillendirebildiği gibi, ilkelerimiz de değerlerimizi belirleyebiliyor. Kararlarımız, seçimlerimiz, tercihlerimiz ilkelerimizden sıklıkla doğrudan etkileniyor. Bu anlamda ilkeler, hepimiz için bir rehber işlevi üstleniyor. Nereye, nasıl gideceğimizi belirleyen, hayata karşı benimsediğimiz prensiplerimiz. Bunların bazıları çok katı olabilirlerken, belki bazıları daha flu ve geçirgen. Hayat karşısında esneyebilme ve uygun tepkiler verebilme becerimizi engelleyen ilkeleri yumuşatmak işlevsel olabilir. Nereye dayanacağımızı belirsizleştiren, iyi – kötü –doğruyu birbirine karıştıran flu ilkeleri gözden geçirip, kendimiz için uygun cevapları bulmak da, rehberimizi sağlamlaştırabilir.

Sorumluluklar:

Rollerimiz çoğunlukla sorumluluklarımızı belirliyor. Elbette değerlerimiz ve ilkelerimiz de. Sorumluluklar, kabaca kendimize karşı ve başkalarına karşı olmak üzere ikiye ayrılıyor. Bazıları üstlenmekten keyif aldığımız ve gurur duyduğumuz sorumluluklar, bazıları ise kaçmak için can attığımız. Bazen tercih ederek üzerimize alıyoruz, bazen kendimizi üzerimize almış buluyoruz. Sorumluluklarımızın bize hissettirdiği duygular önemli. İyi hissettiriyorsa devam ediyoruz, baskı yaratıyorsa bırakmak istiyoruz. Sorumluluklarımız, önceliklerimizi yoğun olarak etkiliyor. Sorumluluklarımızı gözden geçirirken, bize ve başkalarına iyi gelip gelmediğine, nasıl bir işlev gördüğüne, bu sorumluluğun mutlaka devam etmesi gerekip gerekmediğine ve devam ettirmesi en doğru kişinin kim olduğuna bakmak işe yarayabilir. Sorumluluklar, sadece rollerimizden değil, beceri, yetenek ve eğilimlerimizden de beslendiği zaman en iyi sonuçları verirler.

İhtiyaçlar:

İhtiyaçlarımızı farkına varabilmek ve onları nasıl karşılayabileceğimizi bulabilmek önemli bir beceri. Hepimizin, bireysel, zihinsel, duygusal, fiziksel, sosyal ihtiyaçları var. Genellikle, ihtiyaç seviyemiz çok yükselince onları farketme eğilimdeyiz. Oysa ortaya çıktığı anda fark edilen ve en uygun zamanda en uygun şekilde karşılanan ihtiyaçlar, bize çok daha iyi geliyor. Bu anlamda ihtiyaçlarımız önceliklerimizle sıkı bir bağ içinde. Anlaşılmaya, dinlenmeye, fiziksel aktiviteye, etkileşim içinde olmaya, uyaran zenginliğine ve daha pek çok şeye ihtiyaç duyuyor olabiliriz. Neye ihtiyacımız olduğunu belirleyebilmek, önceliklerimizi şekillendirmemizi de kolaylaştırır. İhtiyacımızı nasıl karşılayabileceğimizle ilgili alternatifler üretebilmek de, ihtiyacımızın karşılanma şansını artırır. Böylece önceliklerimizi de buna göre esnetebilmek, uyarlayabilmek, belirleyebilmek mümkün olabilir.

Koşullar:

Hiç bir önceliğimiz, değerimiz ya da ihtiyacımız, içinde bulunduğumuz koşullardan bağımsız değil. Bu yüzden içinde bulunduğumuz koşullara göz atmak, onları iyi tanıyıp analiz edebilmek önemli. Yaşadığımız evrenin doğal koşullarından tutun da, toplumsal çevremizin, iş ortamımızın, aile yaşantımızın, arkadaş ilişkilerimizin farklı farklı koşulları var. Bunları açıklıkla görebildiğimizde, bu koşulların bizi nasıl etkilediğini ve şekillendirdiğini görmek de mümkün. Bu etki, sabit ve edilgen bir etki olmak zorunda değil. Koşulları değiştirebilmenin mümkün olduğu durumlar da var, ama bunun için de önce halihazırdaki koşulları iyi anlamak gerekiyor. Burada gerçekçi ve olumlu bir bakış açısı, hem rollerimizi, hem sorumluluklarımızı hem de ihtiyaçlarımızı görmemizi kolaylaştırabilir. Bunları netlikle görebilmek, önceliklerimizi belirlemek adına da kritik olacaktır.

Hedefler:

Hayatımızın her anında, kısa, orta ve uzun vadeli hedeflerimiz var. Bunlar bazen basit ve ulaşılabilir, bazen karmaşık, uzak ve hatta imkansız. Her nasıl olursa olsun, kendimize hedefler belirlemek, hayal gücümüzü devreye sokarak ve bizi motive ederek işimize yarayabiliyorlar. Bazen hedeflerimizi bulabilmek güçleşiyor. Hedeflerimizi bulabilmek ve belirginleştirebilmek için, hayallerimiz, ihtiyaçlarımız ve ilkelerimiz bize yol gösterebilir. Hedefler, önceliklerimizle ilişki içinde. Her hedefimiz, bize çoğunlukla kendiliğinden bir takım öncelikler sunabilir. Her hedefe ulaşmak için tasarladığımız adımlar ve aşamalar olabilir. Bu adım ve aşamalar da kendi içinde bir öncelik sırasına sahip olabilir. Bu tip hiyerarşi ve sıralamalar, önceliklerimiz konusunda da bize yardımcı olabilirler.

Bunlarla beraber, yaşamımızın bütününe bakmak ve büyük resmi düşünmek işimize yarayabilir. Yaşamımızın bütününe baktığımızda, en önemli şeylerin ne olduğunu keşfetmek ve bunlarla bağlantıya geçmek, bize bir bağlam oluşturur ve herşeyin yerini bulmasını kolaylaştırır.

Bu yazı Derya Özçelik tarafından hazırlanmıştır ve tüm hakları saklıdır. Her türlü soru ve görüşleriniz için: do@deryaozcelik.com

İlgili Hizmetler
Yorum Yok

Bir Yorum Gönder