Kilo Veremiyorum

yeme_bozukluklari_rehberi

Kilo Veremiyorum

Başarısız Kilo Verme Hikayelerinin Ortak Özellikleri:

1. Motivasyonu yanlış yere konumlandırmak:

Zayıflamayı çok istiyor olmak, ‘bir zayıflarsam…’ gibi pek çok amaca hizmet edeceğini düşünmek iyi bir motivasyon kaynağı gibi gelebilir. Bir hafta ya da bir ay için fena bir motivasyon kaynağı değildir. Bu nedenle ilk bir hafta ya da ilk bir ay diyetler gayet iyi gider. Ama sonra işler bozulur, motivasyon bir şekilde azalır. Sorduğunuzda zayıflamayı hala çok istiyorsunuzdur, ama bir şekilde bir takım engeller söz konusudur. Buradaki en büyük engel, hayatınızın bütününün, zayıflamayı önemsememesidir. Yani zihniniz, duygularınız, deneyimleriniz bütünüyle tek başına zayıflamaya motive olamaz. İyi ki de olmaz. Biraz daha yakından bakacak olursanız göreceksinizdir ki, asıl isteğiniz çoğu zaman ‘sağlıklı olmak’, ‘mutlu olmak’ ya da ‘iyi, keyifli bir hayat sürmek’ gibi çok daha bütüne işaret eden şeylerdir. Zayıflamak, bunlara ulaşmak için yapmanız gerektiğini düşündüğünüz ya da bunları bağladığınız bir şeydir çoğu zaman. İşte işler burada karışır. Motivasyon kaynağınızı ‘zayıflamak’ üzerine yerleştirdiğinizde, hayat önünüze başka meseleler ve öncelikler çıkardığı anda, motivasyonunuz zedelenir. Oysa motivasyonunuzu asıl yerine konumlarsanız, yani büyük amacınıza, o zaman oraya doğru yürümek ve ilerlemek çok daha kolay olur. Bir tavan yapan bir dibe çöken bir motivasyondan ziyade, ortalamada seyreden ve sizi uzun bir süre götüren içsel motivasyona sahip olursunuz.

2. Çok katı kurallar koymak:

Öğünlerinizi yarıya indirmek, azıcık bir şey yiyerek idare etmeye çalışmak, bilmem kaç kaloriyi aşmamaya çalışmak, tatlı yememek, karbonhidrat tüketmemek, sadece proteinle beslenmek gibi, aslında ‘dengeli, sağlıklı ve yeterli’ beslenmede geçerli olmayan kurallara sadık kalmaya çalışmak çoğunlukla hüsranla sonuçlanır. Bunlar gibi ‘katı kuralları’ takip etmek en fazla belli bir zaman dilimi boyunca mümkündür. Sonsuza kadar diyet yapamazsınız. O yüzden bir yerde bu kurallar bozulur. Bozulunca kurgunun tamamı da bozulur. İşin kötüsü, kendinizi başarısız, beceriksiz ve iradesiz algılamaya başlar, üzüntü, utanç, pişmanlık gibi duygularla baş etmek zorunda kalabilirsiniz. Bunlar çoğunlukla en iyi bildiğiniz davranışı tekrar tetikler: yemek yemek. Kendinizi başladığınız yerde, hatta bazen daha kötü bir yerde bulursunuz. Herşey iyi olsun diye başladığınız yolda, kötü deneyimler yaşıyor olursunuz. Oysa hikaye baştan farklı başlayabilir. Baştan gerçekçi ve esnek ilkeler benimsemek, sürdürülebilir bir tutum edinmenize yardımcı olur. Devam ettirilemeyecek ve hüsranla sonuçlanacak kurallar koymaktansa, yapılabilir ve esnek bir çerçeve benimseyerek başarmanın tadını çıkarabilirsiniz.

3. Ya hep ya hiç şeklinde düşünmek:

Yani, o bir dilim pastayı yediğime göre diyet bozuldu, gerisinin bir anlamı yok diye düşünmek. Nasılsa ipin ucu kaçtı diye koyvermek. Buradaki mesele aslında hem motivasyonu nereye konumlandırdığımıza hem de çok katı kurallar koymaya dayanıyor. ‘Ancak ve ancak hiç tatlı yemezsem zayıflayabilirim’ dediğimizde, hem motivasyonumuzu sadece zayıflamak üzerine konumlandırıyoruz ki bu yetersiz kalıyor. Hem de kendimize çok katı ve sürdürülemeyecek bir kural koymuş oluyoruz. Bu kuralı ‘bozduğumuzda’ ise, ‘Demek ki zayıflayamayacağım, o zaman çabamı devam ettirmemin bir anlamı yok’ diyoruz. Oysa, hiç kimse bir dilim pasta yediği için birden bire kilo almıyor. Kilo almak da vermek de böyle kısa vadeli bir şey değil zaten. O bir dilim pastayı yeme hakkınız olduğu gibi, yediğiniz için kendinizi cezalandırmanıza da gerek yok. O bir dilim pastayı yiyip, sonra hayatınıza kaldığınız yerden devam edebilirsiniz. Zihninizi ayrıntılardan bütüne çevirmeye çalışın: O bir dilim pastadan, genel beslenme şeklinize; her sabah tartıda takip ettiğiniz rakamdan genel sağlıklı kilo aralığınıza, zayıflamaktan hayattaki genel ve bütüncül hedeflerinize.. O zaman işler kolaylaşacaktır.

İlgili Hizmetler
Yorum Yok

Bir Yorum Gönder