KİLO VEREMİYORUM PSİKOLOJİM BOZULDU

yeme_bozuklugu_nedir_ne_degildir

KİLO VEREMİYORUM PSİKOLOJİM BOZULDU

Kilo verme çabaları uzun zamana yayıldıkça psikolojimiz üzerinde olumsuz etkiler yaratabiliyor. Tıpkı başka bir hedefimize ulaşamadığımızda yaşadığımız hayalkırıklığı, öfke, çökkünlük gibi duyguları kilo verme hedefine ulaşamadığımızda da hissediyoruz.

Kilo verme çabalarının başarısız olmasının olası sebeplerine baktığımızda şunları görebiliyoruz:

  • Motivasyon: Asıl hedefi kilo vermek olarak belirlediğimizde bunun için motive olmak zorlaşıyor. Kilo vermek kısa vadeli olarak odaklanılacak bir hedef olduğunda işe yarıyor. Ancak daha uzun süre gerektiği zaman bu hedef motivasyon yaratmakta yetersiz kalıyor. Hayatın başka öncelikleri ve meseleleri kilo vermekten daha önemli hale gelebiliyor. Kilo verme isteğine baktığımız zaman, kilo vermenin bir araç olduğunu görebiliyoruz. Çoğu insan için kilo vermek başka bir şeyler için bir yol: örneğin daha sağlıklı olmak, daha mutlu olmak, daha keyifli bir hayat sürebilmek, kendine iyi bakmak, vb. Kilo verme serüveninde daha uzun vadeli motivasyon arıyorsak ve daha kalıcı çözümler peşindeysek bu isteğimize odaklanmak işimizi kolaylaştırıyor. Kilo vererek ulaşmaya çalıştığımız şeyi hedef olarak belirlemek, bizim için asıl önemli olanı tanımlayabilmek motivasyonumuza yardımcı oluyor. Aynı zamanda hayat sadece kilo vermek-vermemekten ibaret değil de, bu asıl istek doğrultusunda yapılabilecek daha pek çok şeyi de kapsayabiliyor: örneğin keyif alabileceğim başka neler yapabilirim, benim için sağlıklı olan seçimler hangileri, ne yapıyor olsam kendime daha iyi bakarım gibi soruların cevapları kilo vermek dışında da kendimize yatırım yapmayı sağlıyor.
  • Katı kurallar ve kısıtlayıcı beslenme: Kilo vermek için yemeyi bir takım kurallara göre kısıtlama yoluna gidiyoruz. Neyi, ne kadar, ne zaman yiyeceğimiz ve yemeyeceğimize dair bir takım kurallarla beslenmeye başlıyoruz. Bu kurallar, bir takım genel geçer bilgilere göre oluşturulmuş rehberler olmaktan çıkıp, ne pahasına olursa olsun uyulması gereken katı kurallar haline geliyor. Bu kurallara uymaya çalışırken, asıl doğal ihtiyaçlarımızı görmezden gelmek durumunda kalıyoruz. Açlığımıza göre beslenmeyi, vücudumuzun ihtiyaçlarını dinleyebilmeyi, onları karşılamanın en uygun yolunu bulmaya çalışmayı es geçiyoruz. İhtiyaçlarımız karşılanmadığında birikiyorlar ve karşılanmanın illa ki bir yolunu buluyorlar. Biz de kurallar karşısında bedenimize ve ihtiyaçlarımıza yenik düştüğümüzü hissedip suçluluk, hayalkırıklığı, öfke ve çökkünlük yaşıyoruz. Oysa bedenimiz bizim için iyi ve doğru olanı yapıyor. Onu kurallarla sıkıştırmaya uğraşmaktansa, kendi doğal döngüsünü dinleyebildiğimizde o kendi sağlıklı rutinini bulabiliyor.

Kilo veremenin psikolojimiz üzerinde olumsuz etkileri olmasının en önemli nedenlerinden biri kendimiz için gerçekten iyi ve doğru olanı seçip seçmediğimize dayanıyor. Zihnimiz ve bedenimiz müthiş bir hayatta kalma dürtüsü ile çalışır. Biz dışardan ne kadar dayatsak da, onlar bizim hayatta kalmamız ve en iyi şekilde hayatta kalmamız için doğal ve otomatik olarak çalışırlar. Bedenlerimize güvenmemeyi öğrenmek, kilo vermeyi daha da zorlaştıran bir faktördür.

Bu durumla baş etmek için deneyebileceğiniz bir kaç şey olabilir:

  • Kilo vermeyi bir süre erteleyip kendinizi anlamaya ve tanımaya zaman ayırabilirsiniz. Kilo vermekteki amacınızı bulmaya, kendiniz için aslında ne yapmak istediğinize, kendiniz için iyi seçimleri naısl yapabileceğinize odaklanabilirsiniz.
  • Bir günlük tutarak yeme rutininizi gözden geçirebilirsiniz. Bu size yemenizin hangi faktörlere göre değişkenlik gösterdiğini fark ettirecektir. Hangi durumlar sizde stres yaratıyor ve yemeye yöneliyorsunuz? Hangi durumlarda kendinizi daha rahat ve huzurlu hissediyorsunuz? Nasıl yediğinizde yediğiniz şey sizi tatmin ediyor, hiç ediyor mu? Nasıl beslendiğinizde olumsuz duygular yaşama ihtimaliniz artıyor?
  • Yemek, ihtiyaç karşılayan, tatmin eden, sonrasında memnuniyet ve keyif hisleri yaşatan bir eylem olabilmeli. Yemek yemeyi buna çevirebilmek için neleri değiştirmeye ihtiyacınız olduğunu bulmaya odaklanabilirsiniz.
  • Açlığınızı takip edebilirsiniz. Sadece acıktığınız zaman yemeyi deneyebilirsiniz. Doyduğunuz zaman da durmayı deneyebilirsiniz. Buna biraz zaman vermek ve bir yandan da gözlemlemek işinize yarayacaktır.
  • Aç olmadığınız halde neden yemeye yöneldiğinizi anlamaya çalışabilirsiniz. Bir duygu ile baş etmek için mi, o yemeyi bir daha yemeye izniniz olmadığını düşündüğünüz için mi? Bunları ayırt etmek işinize yarayacaktır.
  • Kendinize ‘ihtiyaçlarınızı karşılayabilme’ izni verdiğinizde ‘yemeye de izin vermiş’ olacaksınız. Yemeye izin verdikçe, hiç bir ‘yaramaz’ yiyecek size düşman olmayacaktır.
Yorum Yok

Bir Yorum Gönder