İLİŞKİYİ NE ZORLAR, NE KOLAYLAŞTIRIR?

iliski

İLİŞKİYİ NE ZORLAR, NE KOLAYLAŞTIRIR?

Yılbaşıydı, sevgililer günüydü derken, bir kutlama ve festival gibi geçiyor sanki hayat. Oysa ki bazen kendimizi hiç de bu kadar kutlayacak bir şey yok derken bulabiliyoruz. Tıpkı hayatı kolaylaştıran ve zorlaştıran şeyler olduğu gibi, ilişkileri de kolaylaştıran ve zorlaştıran şeyler var. Gelin bir bakalım.

 

Bir İlişkiyi Zorlaştıran Şeyler

Bireysel yaralarımız

Hiç birimiz yaralardan azade değiliz. Kimimizinki daha az veya daha küçük, kimimizinki daha fazla veya daha büyük; ama hepimiz doğduğumuz andan itibaren oradan buradan yara alarak hayatımıza devam ediyoruz. İşler yolunda giderse, bu yaralarımız sarılıyor, iyileşiyor, geçiyor; işler yolunda gitmezse bir türlü tam kapanıp da kabuk bağlayamayan yaralar gibi hep orada kalıyor. Yara alabildiğimiz yerler çok çeşitli. İhtiyacımız olduğunda orada olamayan bir anne-baba ya da hiç haberimiz yokken bizi terkedip giden bir sevgili, nur topu gibi bir yara için yeterli sebep. Yaralardan öğrendiğimiz en temel şey ise, bir daha başımıza gelmemesi için elimizden geleni yapmak. Bu da diken üstünde bir hayat ve sürekli temkin demek.

Hal böyle olunca, bu yaralar ilişkimizi zorlayan faktörlerden olabiliyor. Bazen tekrar yara almamak için kendimizi kapayıp potansiyeli olan ilişkiyi yaşayamıyor oluyoruz, bazen karşımızdakinden tam emin olamıyor ve sürekli kalkan kuşanıyoruz, bazen temkinliliğimiz yüzünden fazla tehdit algılıyoruz. Hele bunların tam olarak bir yaradan kaynaklandığını fark etmediğimizde, kendimiz de partnerimiz de, neden bu kadar korunduğumuzu anlayamıyoruz.

İlişkinin yaraları

Bazen ilişkimizin kendisi de yara alabiliyor. Beyazken kuyrukluya dönen yalanlar, aldatmalar, şiddetli kavgalar bu yaraların en tipiklerinden. İlişkinin güvenini zedeleyen bu yaralar, bizi bir yenisinden korkutup savunma ve saldırı pozisyonunda bırakabiliyor.

İletişim şekli

Gündelik iletişim dilimize ne kadar küçümseme, genelleme, akıl okuma, hakaret, savunma ve agresif bir suskunluk eklersek, ilişkimiz o kadar zorlanıyor. Bu iletişim şekillerine yapıcı ve devam ettirici karşılıklar vermek neredeyse imkansız olduğu için işlevsel bir iletişimin yolu kapanmakta. Bunların iki kişi arasına adeta bir zehir akıttığını bilmek ve fark etmek ve bunları kullanmayı durdurmak, aslında zannettiğimizden daha kolay.

Anlaşılamayan farklılıklar

Partnerimiz ve biz elbette çok farklıyız. Farklı bireyler olmaktan, farklı geçmişlerden gelmekten ve bazen de farklı cinsel kimliklere sahip olmaktan kaynaklanan tonla farklılığımız var. Birimiz tertipli düzenliyken diğerimiz dağınık, birimiz detaycıyken diğerimiz sonuç odaklı, birimiz kitap okumaya diğerimiz spora düşkün, birimiz canı sıkkınken yalnız kalmayı diğerimiz kalabalığa karışmayı seviyor. Bunca farklılık bazen kaçınılmaz olarak çatışmaya da sebep oluyor: ‘Ne var bu sporda, hiç anlamıyorum?!’ Bazen bu farklılıkları ortaklıkta buluşturmak için elimizden geleni yapıyoruz ve bazen başarıyoruz da. Ama ortaklıkta buluşmaktan daha önemlisi, farklılıklarımızın ardındaki hikayeleri anlamak. Farklılıklarımızı ancak onları anlayabilerek kabul edebiliriz ve birbirimize daha yakın olabiliriz. Kendi hikayelerimize bakmak, onları anlatmaya gönüllü olmak ve karşımızdakini de dinlemeye istekli olmak farklılıkları yönetmenin en önemli kurallarından.

 

Bir İlişkiyi Kolaylaştıran Şeyler

İyi bir arkadaşlık

Birbirini iyi tanıyıp bilme, buna özen gösterme, beraber birşeyler yapmaktan keyif alma, birbirinin ihtiyaçlarına saygı ve destek gösterme, birbirinin hoşuna gidecek şeyleri bilme ve yapma gibi her arkadaşlığın temelinde olan bazı başlıca kurallar, ilişkilerimiz için de geçerli. Bunlara dayalı iyi bir arkadaşlığımız olduğunda ilişkiler çok daha rahat yürüyor.

Sevgi, aşk, cinsellik

Birbirini sevmek, birbirini hem karakter hem fiziksel olarak beğenmek, aşık olmak, karşılıklı tatmin edici bir cinsel hayat, ilişkileri en kolaylaştıran faktörlerden. Bunların bir ilişkinin olmazsa olmazı olduğu tartışılabilir. Ancak bazı örneklerde, bunların aslında kolaylaştırıcı, zenginleştirici faktörler olduğunu da görebiliyoruz. Sevgi, beğeni ve aşkla sıklıkla karıştırılmakta. Sevgi deyince insanların bazen bir mantık silsilesini bazen de bir duyguyu tanımladıklarını görüyoruz. Belki de o yüzden bunların hepsini birlikte düşünmekte fayda var. İşin içerisinde tanımlayamadığınız duygular da olabilir, son derece somut ‘şunu şunu yapması çok hoşuma gidiyor’lar da olabilir. Bazen bunları birbirinden ayırd etmeniz çok önemli değil, ama sevginin de beğeninin de aşkın da cinselliğin de olduğu bir ilişki, işi çok daha kolay bir ilişki.

İletişim şekli

Yukarıyı da okuduysanız fark edeceksiniz ki, iletişimin kendisi bir ilişki için hem zorlayıcı hem kolaylaştırıcı faktör olabiliyor. Gündelik iletişimimiz ne kadar açık, net, yapıcı ve ben dili ifadeleri üzerine kuruluysa, ilişkimiz için işler o kadar kolaylaşıyor. Bunlar iletişimin devamına, dolayısıyla işlevselliğine hizmet edebiliyor.

Anlam ve hayaller

Hepimizin hayatta bir takım değerleri, öncelikleri, anlam ifade eden şeyleri var. Bunları ilişkimizde ne kadar anlatabiliyor, bunlar için ne kadar saygı, destek ve anlayış görebiliyorsak o kadar tatmin edici ilişkiler yaşıyoruz. Ama en az bunun kadar önemlisi, ilişkimizin kendisinin bu değer, öncelik ve anlamlara katkı sağlaması ve zemin hazırlaması, böylece partnerimizle birlikte hem kendi hayallerimizi hem de ortak hayallerimizi gerçekleştirebiliyor olmamız.

Yorum Yok

Bir Yorum Gönder