Baba Olmak: Farklı Dönemlerde Farklı Roller

baba_olmak_farklı_dönemlerde_farklı_roller

Baba Olmak: Farklı Dönemlerde Farklı Roller

Baba-çocuk ilişkisi ve babaların çocukları üzerindeki etkileri giderek üzerinde daha fazla konuşulur oldu. Aslında belki de baba-çocuk ilişkisinin önemi asırlardır değişmemekle birlikte, bu ilişkiye bakışımız ve verdiğimiz değer değişmekte.

Insanın dinamik yapısı, baba-çocuk ilişkisinin dönemlere ve yaşlara göre farklılık göstermesini getirmekte. Yeni doğmuş bir bebeğin babası olmakla, bir yetişkinin babası olmak; roller, beklentiler, davranışlar ve ilişkiler bakımından oldukça farklı. Her ne kadar sevgi, ilgi, şevkat ve koruma gibi her zaman aynı kalan boyutlar var olsa da, çocuğun ihtiyaçları doğrultusunda babaya düşenler de değişiyor.

Hamilelik Dönemi: Babalığın, somut düzeyde değilse de, soyut ve kavramsal düzeyde belki de en zor olduğu dönem, hamilelik dönemi. Baba adayları için bir nevi babalığa hazırlık evresi olabilecek bu dönem; odak daha çok bebek ve annede olduğu için, pek de böyle yaşanamayabiliyor. Baba adaylarının altı çokça çizilen fiziksel değişimleri bizzat yaşamamaları, bir dezavantaja dönüşebiliyor ve belki de, hayatın en büyük dönüm noktalarından birine yeterli zihinsel ve duygusal hazırlık yapılamadan giriliyor. Anne adayı için bu hazırlık süreci adeta kaçınılmazken, baba adayı için özel çaba harcanması gereken bir durum oluyor. Hamilelik sürecine daha fazla ‘katılan’ baba adaylarının, hem kendi baba rollerine hem de bebeğin ihtiyaçlarına daha kolay uyum sağlayabildiği görülmekte. Baba adayının bu sürece katılabilmesi de, baba adayı kadar, anne adayının da çabası ile kolaylaşmakta.

Yeni Babalar: Araştırmalar, yenidoğanın içine geldiği dünya ile güvenli bir ilişki kurmasında, ona bakım verenlerin duyarlılığının altını çizmekte. Yaşamın ilk bir kaç yılı güven duygusunun ve güven ilişkisinin oluşumu bakımından oldukça önemli. Bebeklerin, hayatta kalabilmek için yetişkinlere muhtaç oluşu, bu güven ilişkisinin temelini oluşturuyor. Bu noktada babaların işlevi; bebeğin ihtiyaçlarını duyarlılıkla karşılayabilme ve onunla etkileşime girme yoluyla, onun güvenli ilişki kurabilme becerisine destek vermek olarak ortaya çıkıyor. Araştırmalar gösteriyor ki, babaların bu dönemdeki emeği, bebeğin birden fazla insanla güven ilişkisi kurabilmesini sağlıyor. Bebeklerin bu dönemde aslında illa da anneye mutlak bir ihtiyaç duymayabildikleri, onlara güven hissettiren başka bir yetişkin, yani baba tarafından da ihtiyaçları karşılandığında, çeşitlenmiş ve zenginleşmiş bir güven ve ilişki ağı deneyimledikleri görülüyor.

Okul Öncesi Dönem: Okul öncesi dönemdeki çocuklarla babalarının ilişkilerine baktığımızda, her ne kadar kültürel değişkenlik gösterse de, babaların genellikle bir otorite ve disiplin figürü rolü aldığını görüyoruz. Bu durum elbette yılların birikimi ile gelen cinsiyet ve aile rollerinin bir nevi kaçınılmaz sonucu olsa da, baba-çocuk ilişkisini bu düzleme indirgemek hem babalara hem çocuklara haksızlık. Pek çok baba, bu otorite rolünü benimsemekle birlikte, bir yandan da uyaran zenginliği sunan, güven ilişkisini devam ettiren, ilgi ve şevkat kaynağı olan bir baba rolünü de başarıyla taşımakta. Bu dönemin önemli özelliklerinden biri de anne-baba arasındaki tutarlılık. Bu tutarlılıkla beraber; babanın çocuğun hayatına katabileceği farklı ilişki kurma biçimleri, farklı duygusal etkileşimler, farklı davranış ve baş etme kalıpları, çocuğun deneyim ağını genişletmekte ve daha kapsamlı bir yetişme ortamı bulmasını sağlamakta.

Ergenlik Dönemi: Ergenlik dönemindeki baba rollerine baktığımızda, en sıklıkla karşılaştığımız iki kavram başarı ve dayanıklılık oluyor. Babaların, ergenlik dönemindeki çocuklarıyla etkileşimleri daha çok bu ikisi üzerinden yürüyor. Ergenlerin bu iki kavramla ilişkilerinin de çoğunlukla baba rolleri üzerinden kurulduğu görülüyor. Başarının da dayanıklılığın da ergenlik dönemi için ne kadar kritik olduğunu düşündüğümüzde, babaların buradaki katkısını görmek mümkün. Babaların otorite figürü olması ergenlik döneminde de önemini koruyor. Ergenlik yıllarının, nasıl biri olduğunu anlama ve keşfetme evresi olduğu söylenebilir. Bu keşif sırasında, kendinin, ebeveynlerinin ve çevresinin sınırlarını zorlamak, ergenin en önemli görevlerinden. Kendini tanıması ve tanımlaması bu şekilde mümkün. Babalar bu dönemde, ergenlerin karşısında bu sınırları çizen, ona bunları hatırlatan bir işlev üstlenebiliyorlar. Bu da zaman zaman çatışmalara zemin hazırlayabiliyor. Yine de, sınırları çizmek ne sadece babanın, ne de sadece ergenin sorumluluğunda. Babaların, ergen çocuklarıyla etkileşim içerisinde, onun kendini bulma macerasında rehber ve koruyucu gibi işlevler üstlenebildileri görülüyor. Elbette, bununla sınırla kalmak zorunluluğu söz konusu değil.

Yetişkinlik Dönemi: Çocukları artık birer yetişkin olmuş babalar için, sorumluluklar ve roller oldukça değişmiş olabilse de, babaların çocuklarına duygusal yatırımı değişmemekte. Babalar, yetişkin çocuklarının sağlıkları, işleri, aile yaşamları ile ilgili endişeler taşımakta ve genel olarak onların iyiliği için meraklanmaktalar. Bu dönemde yetişkin çocuk ile baba arasındaki bağlılık önemli bir tema oluşturmakta, zira yetişkin çocuk kendi hayatını ve belki de kendi ailesini kurmakla bağımsızlığa adım atmıştır. Bağımsızlığın içerisinde bağlılığa yer verebilmek, hassas bir denge gerektirmekte ve bu hassas dengeyi tutturmak hem yetişkin çocuğa hem de babalara düşmekte. Bazen babalar için, yetişkin çocuklarının kendilerinden bağımsızlaştığını görmek zor olabiliyor. Bu adapte olunması gereken bir süreç haline gelebiliyor. Buna rağmen çoğunlukla babalar, kendilerinden bağımsızlaşabilmiş ama bir yandan da onlara bağlılığı devam eden yetişkin evlatlarıyla iyi ilişkiler sürdürebiliyorlar. Belki de babalara; hem kendi ayakları üzerinde durabilen, hem de vefa gösterebilen bir evlat yetiştirmiş olmak, görevlerini tamamladıklarını hissettiriyor. Her ne kadar babalık ‘görevi’ sona ermese de.

Baba olmak, çocuklar büyürken kendinde farklı taraflar, değişik işlevler, başka başka roller keşfedilen bir süreç aslında. Çocukların hikayelerine göre şekillenen ve karşılık verebilen bir ana karakter baba. Bu esneklik ve zenginlik çocuklar için çok önemli bir katkı iken, babalar için de oldukça değerli bir deneyim.

Bu yazı Derya Özçelik tarafından hazırlanmıştır ve tüm hakları saklıdır. Her türlü soru ve görüşleriniz için: do@deryaozcelik.com

İlgili Hizmetler
Yorum Yok

Bir Yorum Gönder