Anoreksiya Başlangıcı

anoreksiya-baslangici-gorsel

Anoreksiya Başlangıcı

Anoreksiya Nervoza çoğunlukla ergenlikte ve genç yetişkinlikte başlar. Daha erken ya da ileri yetişkinlikte başlaması çok daha nadir görülür. Çoğunlukla 14-22 yaş aralığındaki kadınları etkiler, ama aynı yaş aralığındaki erkeklerde görülme sıklığı her geçen yıl artmaktadır.

Anoreksiyanın başlangıcı çoğunlukla stresli bir yaşam olayı ile olur. Bu okul değişikliği, taşınma, anne-baba boşanması, eğitim vs gibi sebeplerle aileden ayrılma, ergenlikteki fiziksel değişimlere bağlı kilo alımı ya da bedensel değişimler gibi pek çok şey olabilir. Genç, bu değişimler karşısında belli bir oranda stres yaşar ve bununla baş etmeye çalışır. Baş etmekte zorlandıkça, anoreksiya kendini göstermeye başlayabilir.

Bu stresli yaşam olayı, gencin kontrolü dışında gibi algıladığı, kendini çaresiz ve güçsüz ya da yalnız hissettiği bir durum oluşturabilir. Sıklıkla gördüğümüz üzere, kontrol edilebilecek en yakın şey yemek ve kilo olur, genç bunları kontrol etmeye başlayarak, hayatı üzerinde biraz hakimiyet kurmaya ve durumla baş etmeye çalışır. Ancak bu baş etme stratejisinin kendisi bir sorun haline gelir ve problem ciddileşir.

Bunun dışında, böyle bir stresli yaşam olayı olsa da olmasa da, bazen oldukça iyi niyetli ve masumane girişilen çabalar, anoreksiyayı tetikler. Örneğin, ergenlikle birlikte alınan birkaç kiloyu verme çabası, arkadaşlarının diyet trendine ayak uydurma isteği, spora merak salma, daha sağlıklı bir beslenmeye geçiş yapma gibi, toplumsal olarak kabul gören hatta onaylanan niyetlerle başlayan ufak girişimler, bir süre sonra kontrolden çıkabilir. Kilo verdikçe vermeye devam etmek isteme, beslenme konusunda takıntılı bir hale gelme, sporu keyif veren bir aktiviteden ziyade adeta zorunluluk olarak görme, sağlığa zarar veren diyetlere baş vurma gibi, ‘sağlıklı olmak’tan giderek uzaklaşan tutumlar ortaya çıkabilir. Buralar çoğunlukla anoreksiyanın başlangıcını gösterir.

Anoreksiyanın başlangıcında şu belirtiler görülebilir:

  • Şişmanlık ya da kilo alma korkusu
  • Diyete düşkünlük, diyetin azıcık bile bozulması halinde müthiş bir başarısızlık ve suçluluk hissedilmesi, diyetten ödün verilmemesi, ödün verilirse bunu telafi etmenin yollarının aranması (ertesi gün hiç bir şey yememek, daha çok spor yapmak, vs gibi )
  • Sağlıklı olmaya çok önem vermek, bunun için ne yiyeceği konusunda çok katı olmak, ama aslında hem yeme ile ilgili tutumun hem de beslenme rutininin giderek sağlıksız hale gelmesi
  • Bedene aşırı önem verme, kaç kilo olduğuna, bedenin neresinin nasıl göründüğüne, kilo alıp almadığına, nasıl göründüğüne çok dikkat edilmesi
  • Kaç kilo olduğundan hareketle kendini yargılama
  • Gün boyu neredeyse hiç bir şey yememe, çok küçük miktarlarda yeme, kalori sayma, başkalarının yanında yemek yememe ve yediğini söyleme, her gün (hatta belki günde birkaç kere) tartılma
  • Diyet ve beslenme ile ilgili yeni bilgiler edinme, internetten bu bilgileri takip etme
  • Gözle görülür kilo kaybı. Kilo kaybının giderek devam etmesi.
  • Gözle görülür halsizlik, huzursuzluk, enerjisizlik, saç ve deride güçsüzlük, üşüme
  • Zihnin sürekli yemekle meşgul olması (Yesem mi yemesem mi, ne zaman yiyeceğim, onu yediğime göre bunu yememem lazım, yemek vakti geldi mi, aşırı mı yedim, vb)

Anoreksiyanın başlangıcı ne kadar erken farkedilirse iyileşme sürecine başlamak o kadar erken olur ve iyileşme süreci o kadar hızlı ve etkin olabilir. Anoreksiyanın fark edilmesi geciktikçe, uygunsuz kilo kontrol davranışları artar, inatçılaşır, durum kronikleşir ve iyileşme süreci zorlaşır. Fakat daha da önemlisi, anoreksiya ciddi kilo kaybı ve ciddi yetersiz beslenme sebebiyle tıbbi, fiziksel ve psikolojik zararlar yaratır ve ne kadar geç fark edilirse bu zararların geriye döndürülmesi o kadar zorlaşır.

Anoreksiyanın iyileşme süreci, tüm bu zorluklara rağmen umut vericidir. Zorlu ve uzun bir iyileşme süreci söz konusudur ve gerektiğinde psikolojik, tıbbi ve diyetik destek ile yürütülmesi gerekir. Ama uzun yıllar anoreksiya ile mücadele  etmiş kişiler bile, uygun desteği bulabildiklerinde, bu problemden kurtulabilmekte ve sağlıklı hallerine dönebilmektedirler.

Yukarıdaki bilgiler kendiniz ya da bir başkası için tanıdık geliyorsa, gecikmeden, bir an evvel bir uzmandan yardım alın.

İlgili Hizmetler
Yorum Yok

Bir Yorum Gönder